DETAY

Notice: Undefined index: manset in /home/u769896278/domains/muhammedtiyek.com/public_html/include/index_eser_oku.php on line 21

Notice: Undefined index: duyuru in /home/u769896278/domains/muhammedtiyek.com/public_html/include/index_eser_oku.php on line 22
HAFIZ
...

Hayat denen han ne kadarda uzun ve yorucusun hiç merhametin yok. Ne kadarda sevimsizsin, tüm kötülükler sende neden bu kadar çilelisin, sarılmamız gereken ipe uzak kaldığımız için mi yoksa yolunu izlememiz gereken tek gerçekten kendimizi alı koyduÄŸumuz için mi? Â… Açıklaması var ise bu merhalenin sen açıkla ey hafız ne demiÅŸtik, oysa hiç bitmesin, hiç gitmesin hep böyle devam etsin deyip ne düşler kurmuÅŸtuk oysa deÄŸiÅŸmeyecek gibi adımlar atmıştık yürüyüşlerimizde, unuttuÄŸumuz vardı adımı attıranın planı ne idi biz onu hesaba alıp gölgesine sığınmamıştık, unuttuÄŸumuz bir ÅŸey vardı biz ona en doÄŸru sensin derken ne demiÅŸtik biz ne söz vermiÅŸtik ne yapmıştık bakmadan hayata dalıp nefes almayı yaÅŸamak, uyumayı ölmek sanmıştık kim gerçek ölü, kim yaşıyor bilmek gerekli  müzik ruhun gıdasıdır denir.Ara öğünler doyurmaz bizi bu kadar israfa ve ölçüyü sınırı bilmeden tıka basa turÅŸu fıçısı doldurur gibi doldururken bedeni o kadar alışmışken sabırsızlığa , hiç gelmeyecek gibi sadece kefene sarılıp yıkananı yurt deÄŸiÅŸtirmiÅŸ sanır iken hülyalara dalıp Leyla ile kaysı bilir sevda gözde kalır sözde kalır zannetmiÅŸiz. ne imiÅŸ ölüm ne imiÅŸ hesap düşünmeden yudumlarken sorsan kendince adına ab-ı hayat der yudumlar ve yudumlarÂ… bilmez neler,neler kaybettirir kendi namına ,oku diye baÅŸladı ne okumuÅŸlar var bu yolculuÄŸun altında, neyi okuyacağını anlamamış ne üstadlar var bu yolda sadece yazıyı okunur sanmış bu iÅŸ böyle.. oku neyi okuyalım dememek lazım her ÅŸey ortada her ÅŸey açık beyan yakanda okumak - anlamak -, tefekkür edip özüne varmak, özüne varıp amel etmek gerekir. yoksa ne anlayanlar vardı adını koyamadıkları için isimsiz göçtüler bize bunu derler diye manasız gittiler, sizi şöyle hatırlarlar diye ÅŸuursuz gittilerÂ… oysa ne olurdu bir kere hayatı okusa ne olurdu bir kere rehbere baksa ne olurdu senden gelmiÅŸ sana döneceÄŸim derken kalbi ile sızlasa ne olurduÂ… biliyor musunuz kendi görevi kendi gönderiliÅŸ gayesinin ızdırabını çeken, aciz bir noktalık hayatının en üst zirvesi olan ÅŸereflerin en ÅŸereflisi ile onurlandırılan bir halife yani Rabbine kul olurdu amma zor geldi be hafız o kadar iÅŸ var güç var ama zaman yoktu , o kadar aÅŸ var eÅŸ var ama şükür yoktu ,o kadarları sen çoÄŸalt ama anlayış yoktu zincirlerle sarılı idi kapılar açmaya derman, açarsan kilitleri saklamaya sandık yoktu o kadar kirli , paslı düşleri nereye saklardı düşündün mü? yoluna koysa ayağı takılır arkasına atsa izleri kalırdı hiç düşünmedin dimi? Hiç… sen bir kere açmaya çalış bir kere saklamaya çalış örttüm mü açmayın örttü mü dillendirmeyin diyordu oysa ne oluyor da sana rahmetinden daha mı büyük günah iÅŸlediÄŸini sanıyorsun ey hafız düşün idrak et zaman atı dizginlemiÅŸ ve koÅŸmakta dolu dizgin hırpalamakta kendini sen deÄŸil miydin sevgiliye kavuÅŸacağını izniyle ikramlara kavuÅŸacak, mekanın cennet olsun derken göz yaÅŸları içinde ne gelinlikler giydirir gibi süsler içinde sana yakışan budur en temiz ÅŸekilde git güzeldir güzeli sever hoÅŸ koku sever deyip elin ayağın titrerken düşlerin hülyalarına, sözlerin dualarına, nefesin hıçkırıklarına bırakırken yerini sen deÄŸimliydin be hafız ellerinle nice sevdiklerini yolcu eden diyarın cennet olsun köşkün mercan diye uÄŸurlayan art arda ne dualar ne kelamlar okuyan ve elbet her giriÅŸinde selamı verip inÅŸAllah bizde geleceÄŸiz yanınıza deyip, her saniyesini sukunet içinde geçirdiÄŸin o sessizler mahallesinde adımlarında hesabı düşünüp içerleyen sen deÄŸimliydin ey hafız ne oldu o mahalleden çıkınca renkler cazibeli gülüşler albenilimi geldi de alnını secdeden alı koymak düştü sana menfaat için gerçek hesabımı deÄŸiÅŸtirdin rahatın için rahatı verenimi terk ettin Â… oysa ne güzel de okuyordun öyle vurgulu, vakarlı ve içten ‘’ her nefis ölümü tadacaktır ‘’ derken nasılda dolu, dolu olurdu kömür gözlerin incileri sızardı sanki saklamaya dik durmaya çalıştığın o anda. durmayacakmış o an hiç bitmeyecekmiÅŸ ve giden hiç gitmeyecekmiÅŸ gibi eller semada, diller duada gözler damlalarla ıslanmış avuçlarla koklanmış toprakta bizde geleceÄŸiz bende diyen teselli verir gibi duygulu söyleyen senÂ… Ne oldu anlaÅŸmamı deÄŸiÅŸti çıkarken her gün yaptığından alışık olduÄŸun için elbiseni mi çıkardın yoksa? bilmezmiÅŸ gibi yapıp, gelmezmiÅŸ gibi yaÅŸayıp harcarsam biter söylersem alırlar üstüne faiz,faiz eklemezsen azalır diye sakladığın adı tarih boyunca hep kanlı geçen o renk, renk desen iÅŸlemeli göz aÄŸrılarını yoluna deÄŸilde yolumda harcarım derken geçenin farkında olmadığın gibi heybeyi doldurmadan boÅŸ giden, yolda ne olursa alırım deyip azıksız kalan gibimi oldun. fark etmek ağırına gitti dimi ben deyim hafız sen anla çok yakın yıkarlar senide bir anda sen anlamadan buradayım desen ne fayda koyarlar sonra bir metrelik eni boyu aynı yataÄŸa sorarlar ben yapmadım desen ne fayda açılır o zaman pencere seyredip durursun ah her gün her gece duyarsında görürsünde duyamazlar seni göremezlerde yalvarır yakarırsın alın götürün beni haykırışlarını tekrarlar durursun, şükreden olayım diye götürün ne olur götürün boÅŸa hafız yorma kendini götüren götürmüş alan almıştır bilmezmiÅŸ gibi yapsan da aÄŸlasan da hatıralarda kalmış anılar gibi olursun Â… baÅŸ ucunda aÄŸlanır çıkarken unutulursun Â… Ah hafız ah geçiyor dediÄŸimde gencim dedin biter dediÄŸimde yeni baÅŸladık dedin her yapma gülüm yapma dediÄŸimde bilmezsin son anı ben neler yaparım neler dedinÂ… susturdun beni bir kere dinlemedin tek bir ÅŸey söyledim bir koyun gibi bile düşünmedin oysa iÄŸne iplik oluÅŸtu duyunca havariden sana iÅŸlemedi gelip geçti kabı deldin üstüne koymak gerek dedim altı delik boÅŸ ver dedin kapanır sen her ÅŸeyi verene bir yönel dedim yol uzun elbet dönerim dedin ah be hafız oysa çok çabuk geçer hızla sorulur hızla biter dedim kimleri beraber sırtladık da sana sadece arkadaÅŸ uÄŸurlamak gibi geldi hatırlattı belki düşündürmedi düşündürseydi bildiÄŸin ve yapmaktan çekindiÄŸin her gece sıradanmış gibi iÅŸlediÄŸin ayıp gibi herkezden gizlediÄŸin gören görüyor deyince affeder deyip tövbe etmediÄŸin için heybesi boÅŸ zihni boÅŸ kimliÄŸi Müslüman niceleri gibi gelip geçen bir han yolcusu penceresi dar ama çerçevesi altın yaldızlıları gibi olmaya ne kadarda heves ettin sınırlıdır dedim sınırını göremedik paramız yetmedi deyip alay ettin gözlerin mayışınca aÄŸlamaklı olurdu sesin o zaman son kez söyledim ÖLÜM var ey hafız Â… deyip ben sustum.

 sen söyledin geldi kardeÅŸ geldi ne acı ne zor imiÅŸ bir bilsen nasılda çevrelenmiÅŸim kurtuluÅŸum yokmuÅŸ anladım dediÄŸini bir kere deyip yapsaydım kurtulurmuÅŸum geç oldu anladım ben böyle gittim amma hafız doÄŸru dermiÅŸ sen böyle yapma boÅŸa denmez gerçektir gerçek olan inanın vaadinden dönmez dedinÂ…

Okuma: 1603, Tarih: 27 Þubat 2017 Pazartesi
Copyright © 2017 muhammedtiyek.com Tüm Hakları Saklıdır.